
MALZEMELERİMİZ
4br un
1br ılık su ve 1pk yaş maya
1kahve fincanı sıvıyağ
1tatlı kaşığı tuz
Üzeri için;
dilimlenmiş,sucuk,sosis,zeytin biber ve rendelenmiş domates ekleyip 180 derecede yarım saat kadar pişiriyoruz.
Pişme işlemi tamamlandıktan sonra üzerine kaşar rendeleyip tekrar fırına veriyoruz.
vee pizzamız servise hazırdır..
afiyet olsun

Korkar oldum noktalar koymanın ardından yeni cümleler kumaya..
Artık yokmuşsun,artık yokmuşsun,artık yokmuşuz...
Gün batımları yokmuş oturduğumuz odanın sarı duvarılana yansıyan...
Ellerin yokmuş en beklenmedik anda ellerimle kavuşan...
Aşklar yokmuş artık birzamanlar var olduğuna inanılan...
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi...!
İçimde kırılan bir ayna kaldı sadece...
Geceler yokmuş artık,gündüzler de...
Saatlerin kadranları kırımış,küsmüş zamana...
Kala kala bir rüya kalmış geceleri buluştuğum...
Bir zamanlar bir romantiğin sarhoş eden gitar sesini dinlediğimiz yer de silinmiş gitmiş haritalardan...
Ne çok şey kalmamış...
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi...!
En çok da isminin içinden geçenleri...
Bir pusula ömrümde ilk kez yanlış yönü göstermiş...
Düşüp kırılmış yanlış yönü gösterdi diye...
Güney de yokmuş artık,kuzeyde...
Sabahları yaşadığımız doğu silinip gitmiş,batıysa hiç olmamış ki daha önceden zaten...
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi..!
Kala kala sadece ve sadece o kelimeler arasına yerleştirilen birkaç küçük nokta kalmış..
Sadece üç nokta...
Virgüller de çoktan yitip gitmiş geldikleri masallar alemine...
Ne bir ünleme rastlayabilirmişiz artık bu ucunu göremediğimiz sokağın ucunda...
Nede kendini sorgulayıp duran tek bir soru işaretine...
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi...!
Yok olmuş dakikalar,saniyeler...
Ve sen biraz da...
Aslında nekadar yanıldık,nekadar aldandık...
Biz koskoca bir yalandık...
Odanda dağınıklığımı toplayan bir gölge vardı ya hani,o da yok artık...
Dağınıklığımda yok,serzenişlerimde,boşvermişliklerimde...
Artık biz yokuz ki...
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi...!
Ancak, bana aldırmadan geçip giden zaman kalabilirdi ardımdan...
Devam etti takvim yaprakları koparıp atılmaya...
Aylar yıllara dönüp gitti...
Artık ay yok,yıldızlarıda kaybettim ne zamandır...
iki şehir bir köprü vardı bir zamanlar...
Eskiden izlediğimiz filimler yok artık...
Belki tiyatro oyunun ta kendisi bizdik...
Sahi biz nezaman bittik...
Ne kadar zaman geçtiyse üzerinden bu gece bukadar yutuyorum sesli harflerim...
Ah'larımı yutuyorum artık...!
Avaz avaz susıyorum artık...
Sessiz sessiz çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime...
Bitenlere gülüp başlamak istiyenlere ağlıyorum...
Hüzünler mutlu ediyor beni mutluluklara ağlıyorum...
Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni...
Yutuyorum bütün sesli harflerimi...
MALZEMELERİMİZ
1kg asma yaprağı
1kg yakın pirinç
1baş soğan
yarım kilo kıyma
1 kaşık salça
1çay bardağının yarısı kadar sıvıyağ
tuz ve karabiber.
Pirincimizi yıkayıp bir kaba koyuyoruz.İçine salçamızı kıymayı,belirttiğimiz miktarda sıvıyağı ayrıca tuz ve karabiberi ekliyerek karıştırıyoruz.İç malzememeiz hazır olduğuna göre şimdide yapraklarımızın sarılışına geçebiliriz
ÖNCE YAPRAĞIMIZIN SAP KISMINI KOPARIYOR,DÜZ BİR ZEMİNE YAYIYORUZ.İÇİNE HAZIRLAMIŞ OLDUĞUMUZ HARÇTAN BİR TATLI KAŞIĞI KADAR KOYUYORUZ.
DAHA SONRA YAPRAKLARIMIZIN ÖNCE ALT KENARINI YUKARI DOĞRU,SAĞ VE SOL KENARLARINIDA ORTAYA DOĞRU KATLIYORUZ. 

RULO ŞEKLİNDE SARDIĞIMIZ DOLMALARIMIZ,ÖNCEDEN, AZ MİKTARDA SIVIYAĞ VE SALÇAYI KAVURUP,HAZIRLADIĞIMIZ TENCEREMİZE GİTMEK ÜZERE HAZIR VE NAZIRDIR

VE KAZRİZMATİK BİR ŞEKİLDE TENCEREMİZE DİZİYORUZ
1 BARDAK KADAR SUYU İLAVE ETTİKTEN SONRA DOLMALARIMIZI ÖNCE HARLI DAHA SONRADA KISIK ATEŞTE PİŞİRMEYE BAŞLIYORUZ.TENCERENİN İÇİNE,DOLMALARIN ÜSTÜNE,BİR TABAĞI TERS ÇEVİREREK KOYARSANIZ,BUDA DAĞILMALARINI ÖNLEYECEKTİR.sON OLARAK PİŞEN DOLMALARIMIZI YOĞURT EŞLİĞİNDE SERVİS EDİYORUZ.
AFİYET OLSUN.

Ne demekmiş
“Yasak! ”
İşiniz mi kalmadı
Yapacak?
Ne diye karışırsınız
Saçımıza-başımıza,
Bizi oyuncağınız mı sandınız
Bakıp yaşımıza?
Sebebini anlatamayacağınız
Çocukça bir devrin hevesinden
Karşınızdaki en güzel portreleri
Mahrum ettiniz çerçevesinden!
Kim demiş, ki:
“Başörtüsüydü o! ”
Başımızın -renk renk-
Süsüydü o!
Altında saçlarımız,
Arkadan, ne hoş sarkardı;
Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...
Kimimizde, su olup akardı!
Şu, bu nâmına “Yasak! ” demiş
Bulundunuz, tezelden;
Ne olurdu, anlasaydınız biraz da,
Güzellikten, güzelden!
Siz, bizden değilsiniz,
Tanımıyoruz hiç birinizi,
Çekin başımızdan
Ellerinizi!
Bir gericilik tutturmuşsunuz;
Gericilik değil, Türk'ün köy modasıdır bu...
Üstelik, ninemizin başımızda
Taşıdığımız hatırasıdır bu!
Dediniz: “Çıkacak başınızdan
Başörtünüz! ”
Alın -öyleyse- onunla
Yüzünüzü örtünüz!
Arif Nihat ASYA
Gelecekmisin gönlüme sultan diye seçtiğim yar?
Ne vakit aklıma düşsen, bu sözler hep sen'i arar.
Boynum bükük, dualar dilimden düşmez oldu.
Firakınla gönül sarayı sersefil bir virane oldu.
Dokunmasın sevginle dolu yüreğime kirli eller,
Ben sensizliğime yanarken, halimden ne anlasın eller?
Her gün ezberden sürüyor hayat denen bu temaşa.
anladım çirkefin ortasında gül yetiştirmekmiş cefa.
Hangi dil ismini anmadan konusmayı bilir,
Hangi can, Sen'i canına canan diye sarmdan dirilir.
Can Sen'i bekler, gözler bir Sen'i arar, gönül sana tutkun,
Bir varlık var mıdır kainatta, olmasın sana meftun?
Varsın ugruna sel olup taşsın aczimin giryesi ne çıkar,
Mademki tene yük olmuş, Sana gelmeyi bekleyen bir can var.
Daha ne kadar sürecek cehennem azabına eş bu ayrılık?
Ay küskün, güneş dogmuyor, her günüm birbirinden karanlık.
Sevdiğin dostların terk-i diyar eyleyip, Sana koştuşlar.
Benimse cıktığım yolara kucak kucak dikenler koydular.
Bu sevda kor, bu sevda zor, bu sevda dünyaya sıgmıyor,
Artık ayağına ümit bağladığım güvercinler bile uçmuyor.
Çıktığım yolda ne ana, ne yar, ne de masiva var,
Sadece tutkun olduğum,
Uğruna nice yollarda yorulduğum MEDİNE var.
Böyle zindan bir dünyada, beni böyle öksüz bırakma,
İlahi, ya dayanacak güç ver veya,
SEN'DEN UZAK BİR ÖMÜR YAŞATMA...
Malzemelerimiz
5 br. süt
1 br. şeker
1,5yemek kaşığı pirinç unu
1,5 yemek kaşığı nişasta
1 fincan pirinç
Hazırlanışı:Önce 1 fincan pirincimizi,2 bardak kadar suyla pişiriyoruz.Ayrı bir tencerede 5 bardak sütümüze 1bardak şekeri ekleyip karıştırıyoruz.Küçük bir tasta nişasta ve pirinç unu karışımımızı birazcık su yardımıyla açıyoruz.[direk süte karıştırırsak topaklanmalar olabilir]Sulandırdığımız bu karışımı azar azar süte ekliyoruz ve karıştırmaya devam ediyoruz.Haşlanmış pirinçlerimizide süzgeç yardımıyla fazla sularını süzerek,kaynamakta olan sütümüze ilave ediyoruz.Devamlı karıştırıyoruzki dibi tutmasın Kıvam almaya başlayınca,bir kepçe yardımıyla ısıya dayanıklı kaselerimize koyuyoruz.Kaselerimizide bir fırın tepsisine diziyor ve tepsiye bir miktar su ekliyerek fırına gönderiyoruz.Fırınımızın sadece ızgara kısmını kullanarak,sütlacımızın üstünde hafif kararmalar başlayana kadar fırında tutuyoruz.[yaklaşık 10 dk]ve fırından çıkarıp soğumaya bırakıyoruz.Soğuduktan sonra sevgili FIRINDA SÜTLACIMIZ servise hazır oluyor
Afiyet olsun
Malzemeler 1paket margarin 3 y.k kakao 1br. şeker 1 pk. kabartma tozu 3 yumurta 1 avuç fındık aldığı kadar un üzeri için; 1 pk çikolata sosu 2,5 br süt Hazırlanışı margarinimizi bir tavada eritiyoruz.İyice eridikten ve biraz ılıdıktan sonra 3 yemek kaşığı kakaomuzuda ilave ederek ocağımızın altını kapatıyoruz.Ayrı bir yerde yumurtamızı köpürene kadar çırpıyoruz.Ve iyice köpürdükten sonra şekerimizi ilave ediyoruz.Hafifçe karıştırdıktan sonra margarin ve kakao karışımımızı ekliyor ve yavaş yavaş un eklemeye başlıyoruz.Un ekleme esnasında kabartma tozumuzuda ilave etmeyi unutmayalım tabiii Aynı standart kek hamuru kıvamına gelene kadar un ilavesine devam ediyoruz.Daha sonra topkek kalıbımıza kağıtlarımızı koyarak hamurumuzu azar azar döküyoruz.Ben biraz fazla koyduğum için kabardıkça kabardı mübareklerr Siz 2 kaşık kadar koysanız yeterlidir daha sonra tepsimizi 170 derecelik fırına yolluyoruz .Yaklaşık 40 dk kadar pişiriyoruz.Çıktığı zaman soğutup çikolata sosumuzu hazırlıyor ve sosumuzda soğuduktan sonra kekimizin üzerine sosumuzu dökerek fındık ve hindistan ceviziyle süsleyerek servis yapıyoruz..Afiyet olsun
Malzemeler 4 yumurta 4 fincan şeker 4fincan un 1paket kakaolu puding 3,5 bardak süt 2 adet muz Süslemek için ceviz böğürtlen hindistan cevizi arzu edilirse pasta süsüde eklenebilir Yapılışı önce yumurtalarımızın beyazları ve sarılarını ayırıyoruz.Yumurtamızın sarısını köpürene kadar çırpıp şeker ilave ediyor ve çırpmaya devam ediyoruz.Bir müddet çırptıktan sonra un ve kabartma tozumuzuda ekliyoruz. Ayrı bir yerde çırrptığımız yumurta aklarınıda bu karışımımıza söndürmeden ekliyip tahta kaşıkla karıştırıyoruz.170 derecelik ısıda 20 dakika kadar pişiriyoruz.Ve soğuması için bırakıyoruz..Bu arada puding ve sütümüzden pasta ara malzemesini hazırlıyoruz.Soğuduktan sonra pastamızın arasına ekliyor ve ara katmanları muz dilimleriyle şenlendiriyoruz Pastamızın üst kısmına yine ara katmandan arta kalan pudingimizi düzgün bir biçimde yayıyor,muz böğürtlen,hindistan cevizi ve pasta süsleriyle pastamızı süslüyoruz.Artık pastamız sunuma hazırdır.. Afiyet olsun
<<Önceki Sayfa |1/2|